MUSA CARULLAH BİGİ'NİN SİYASİ FAALİYETLERİ
Musa Carullah Bigi gençliğinin önemli bir kısmını Buhara, Semerkand, Mekke, Medine, Kahire, Şam, İstanbul ve Hindistan medreselerinde çalışarak geçirdi. Oku¬maya ve öğrenmeye büyük bir ilgi duyan Bigi'nin 1904 yılına kadar yaşadığı şe¬hirlerin kültürel ve siyasi ortamlarından istifade ettiği muhakkaktır. Fakat onun bu şehirlerde geçirdiği yıllar hakkında fazla bilgi yoktur. Her konuda yazmaya gayret eden Bigi, kendisiyle ilgili bilgi vermekte ketum davranmıştır. Ancak İstanbul'da görüştüğü hemşehrisi Musa Akyiğitzade'nin onun gelecekteki hayatına etkisi fazla olmuştur. İstanbul'da dini eğitim alma fikrinden vazgeçen ve mühendis okuluna kaydolan Bigi, Akyiğitzade'nin tavsiyelerine uyarak bu kararından vazgeçti ve dini eğitime başladı.1
Musa Carullah Bigi, siyasetle ilk olarak İstanbul'da tanıştı diyebiliriz. Çünkü onun İstanbul'da tanıştığı hemşehrisi Musa Akyiğitzade, İstanbul'daki Mülkiye-i Şa¬hane ve Harbiye Mekteplerinde iktisat ve Rusça dersleri veren, siyasetle ilgili bir şahıstı. Nitekim İkinci Meş'rutiyet'in ilanından birkaç gün sonra Metin isimli siyasi ve iktisadi bir gazete çıkarmaya başladı. Musa Carullah Bigi, Akyiğitzade'den ve onun İstanbul'daki dostlanndan etkilenmiş olmalıdır. Mesela Ahmet Midhat bun¬lardan birisidir. Rusya Türkleri arasında meşhur bir isim olan Ahmed Midhat, Rus¬yalı Müslüman öğrencilere şöyle sesleniyordu: "tahsilinizi tamamlayıp Rusya'ya dö¬nerseniz size her türlü yardımı yapanm, aksi takdirde bana gelmeyin. Halkınızın tenvire ihtiyacı var. Rusya'ya dönün ve halkınızı tenvir edin". Musa Carullah Bigi'nin de Ahmed Mithad Efendi'nin ziyaretçilerinden biri olması kuvvetle muh¬temeldir. Çünkü Ahmed Mithad Efendi İstanbul'a Rusya'dan gelen hemen hemen her öğrencinin ziyaret ettiği ve fikir danıştığı fahri bir konsolos gibi çalışıyordu.2
Fakat İstanbul'da aradığını bulamayan Bigi, Kahire'ye gitti. Kahire'de derslerine devam ettiği kişilerden Muhammed Abduh da meşhur siyasetçi Cemaleddin Ef-gani'nin öğrencisi idi. Dolayısıyla İstanbul'daki siyasetle tanışma Kahire'de de devam etti diyebiliriz.
Musa Carullah Bigi 1904 yılında Rusya'ya geri döndüğünde İslâm ilahiyat, hukuk ve felsefesinde geniş bilgi sahibi idi. Fakat o özellikle tefsir ve fıkha ilgi du¬yuyordu. Kısa bir müddet Rostov ve Kazan gibi şehirlerde yaşadıktan sonra İslâm
ve Batı hukuk sistemlerini karşılaştırabilmek için, hukuk tahsili yapmanın ge¬rekliliğine kanaat getirerek Petersburg'a gitti ve Hukuk Fakültesi'ne dinleyici olarak kaydoldu. Fakat Petersburg'da tanıştığı (bu İstanbul ya da Kahire'de olabilir) Rusya Türklerinin yetiştirdiği en büyük siyasetçilerden biri olan Abdürreşid İbrahim, onu siyasetin içine çekti.3
Çağdaş kaynaklarda Musa Carullah Bigi'nin siyasetle ilgisi sadece 1905-1917 yıllan arasında düzenlenen Müslüman Kongreleri'nde sekreter olarak yaptığı vazife ile sınırlandmlmaktadır. Ancak Musa Carullah Bigi'nin siyasi faaliyetleri bununla sı¬nırlı değildir. Çünkü 1917 İhtilali'ne kadar varlığını sürdüren Müslüman İttifakı isim¬li partinin merkez komitesinin üyesi idi (Üçüncü Müslüman Kongresi'nde 13-23 Ocak 1906 seçildi). Partinin merkezi olan Petersburg'da bulunması nedeniyle, par¬tinin faaliyetlerini ve programını matbuat vasıtasıyla kamuoyuna o duyuruyordu. Dolayısıyla Bigi, 1917 İhtilali'ne kadar her zaman siyasetle iç içe yaşadı.
1904-1905 Rus-Japon Savaşı ve bunun sonucunda Rusya'nın mağlubiyeti, Rusya'da büyük değişikliklerin yaşanmasına neden oldu. Rusya'nın egemenliği al¬tında yaşamakta olan milletlere ve rejimden hoşnut olmayan muhaliflere bu mağ¬lubiyet büyük cesaret verdi. Hürriyet taraftarlan, eskiden yeraltında yürütmekte ol¬duktan siyasi faaliyetlerini aleni olarak yapmaya başladılar. Hukuk, hürriyet ve eşitlik esasında devleti yeniden ıslah etme gereği, herkesin ortak fikriydi. Bu ko¬nuda daha savaş sırasında çeşitli vilayetlerde çok sayıda toplantı yapılmaya baş¬landı. Ekim 1904 sonlannda Moskova'da, Kasım 1904 başlannda Petersburg'da şehir idarecileri ve çeşitli kesimler gayri resmi toplantılar yaptılar. Moskova top¬lantısının kararlannı elde eden Abdürreşid İbrahim, içişleri bakanlığına yeni atan¬mış olan Svyatopolk Mirskiy'i ziyaret etme başarısını göstererek Rusya Türklerinin arzu ve istekleri konusunda bir konuşma yaptı. Bakan, Abdürreşid İbrahim'in be¬yanlarını olumlu karşılayarak Rusya Türklerinin resmi olarak kendisine müracaat etmeleri tavsiyesinde bulundu. Bu görüşme Abdürreşid İbrahim'de büyük bir mem¬nuniyet ve heyecan uyandırdı. Böylece Rusya Türklerinin 1918 yılına kadar sü¬recek siyasi faaliyetlerinin temeli bu görüşmeden sonra atılmış oldu.
Abdürreşid İbrahim'in gayretleriyle Rusya Müslümanlarının siyasi mahiyetteki ilk toplantılan olan I. Müslüman Kongresi, 15 Ağustos 1905 tarihinde Nijni Nov-gorod şehrinde toplandı. Toplantı için daha önce hükümete yapılan müracaatlar reddedilince, Oka nehrinde seyreden "Gustav Struve" isimli geminin güvertesinde toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya aralannda Musa Carullah Bigi'nin de bu¬lunduğu İsmail Gaspıralı, Abdürreşid İbrahim, Alimerdan Topçubaşı, Fatih Kerimi, Seyit Gerey Alkin, Yusuf Akçura ve Abdullah Bubi gibi dönemin bazı meşhurlan katıldı. Büyük bir temkinle yapılmış olan Müslümanların bu ilk toplantısı, büyük bir siyasi faaliyet olarak değerlendirilmese de Türkler arasında çok müspet tesirler bı-
rakmıştı. Zira bu, herhangi siyasi bilgi, tecrübe ve basın desteğinden yoksun bir topluluk için her şeye rağmen başanh bir adımdı. Nijni Novgorod ya da diğer adıy¬la Mekerce Fuan'nda yapılması gerektiği halde, izin alınamadığı için gezinti es¬nasında "Gustav Struve" gemisinde yapılan toplantı, Rusya'nın belli başlı şe¬hirlerinde de müspet karşılanmış ve organizasyonu yapanlara bir hayli tebrik telgrafı yollanmıştı.4 Birinci kongrenin kararlan özetle şöyle idi:
1- Rusya Müslümanlannm ittifak yapması gerekmektedir.
2- Rusya Müslümanlan Rusların terakkiperverleriyle işbirliği yapacaklardır.
3- Rusya Müslümanlan Ruslarla eşit haklara sahip olacaklardır.
4- Rusya Müslümanlan zamanın şartlanna göre hazırlanacaktır.
5- Rusya Müslümanlan İttifakının "merkez ve şubeleri tesis edilecek, aynca be¬lirli zamanlarda bu nevi toplantılar tekrarlanacaktır
Bu kongrenin en önemli sonuçlanndan birisi Rusya İmparatorluğunda yaşayan Sünni ve Şii Müslümanların ilk defa bir araya gelerek banş meşalesini yakmalan ol¬muştur. Yüzyıllardır bir arada yaşayan bu iki gruparasındaki ilişkiler iktisadi ve sos¬yal açıdan oldukça kötü bir durumdaydı. Aynı köyde ya da mahallede yaşayan Sünniler ve Şiiler birbirlerine selam dahi vermeyecek bir duruma gelmişlerdi. Orta Rusya'da yani Sünni Müslümanların yoğun olarak yaşadığı İdil-Ural bölgesindeki panayırlara katılan Kafkasyalı Müslüman Şii tüccarlardan alış veriş dahi yapmayan Sünni Tatarlar, bu toplantıdan sonra bu geleneği yıkarak soydaşlan Şiilerle ba-nşmışlardır. Musa Carullah Bigi bu toplantının önemini şöyle vurguluyor:
1905 yılının 15 Ağustos'unda Nijni Hovgorod'da yapılan Müslümanlar top¬lantısı en büyük ve en umumi bir toplantıydı. Bu toplantının akisleri bütün Rusya'da yankı yarattı. Kararnamesi her tarafa dağıldı. Şubeleri her tarafta tesis edilememiş olmasına rağmen, Rusya Müslümanlarının hareket-i fikriye ve si¬yasetlerine 15 Ağustos toplantısı çok büyük kuvvet vermiştir. Bütün Rusya Müs-lümanlannı ittifaka, birliğe sevk etti. Bu nedenle 15 Ağustosu önemli gün olarak kabul etmek gerekir.5
Musa Carullah Bigi 1917 yılında yayınlanan Islahat Esasları (Petrograd) isimli eserinde bu toplantıyla ilgili bütün detaylan yazdı. Böylece Rusya Müslümanlarının 1905 İhtilali'nden sonra gerçekleştirdikleri siyasi toplantılarla ilgilenen araş¬tırmacılara eşsiz bir kaynak bırakmış oldu.
Abdürreşid İbrahim, bir Rus ile birlikte Aralık 1905 tarihinden itibaren Pe¬tersburg'da haftalık Ülfet isminde siyasi ve ilmi bir gazete çıkarmaya başladı.6 Ga-
zetenin Abdürreşid İbrahim'den sonra en önemli yazan Musa Carullah Bigi idi.7 Ülfet ilk sayısında Rusya Müslümanlanna şöyle sesleniyordu:
Biçare Müslümanlar kulak veriniz, gaflet uykusundan gözünüzü açınız, Ülfet'i canı gönülden ve dikkatli okuyunuz, bütün milletler gibi siz de maksadınıza ka¬vuşunuz.8 Kaç yüzyıldır esirlikten kemiklerinin iliği kurumuş, zalimlerin zulmünden yüzlerinin nuru solmuş, gözleri kanlı yaşlarla dolmuş, kendilerine yapılan me-zalimlikleri kimseye anlatamayan, yazmak için imkanlan olmayan Tatar Müs-lümanlannm dertlerine derman arayacak, hürriyet meydanında savaşacaktan zaman bu zamandır. Dünyada hiç bir vakit hükümetleri olmayan Letonyalılar, Dünyanın hiç bir yerinde topraklan olamayan Yahudiler bugün federasyon talep ederlerse, bizim bütün Dünyayı titreten atalanmızın karargahı olan Volga-Ural merkezleri, doğrudan doğruya varisleri olan Tatarlann eline geçeceği zaman bu za¬mandır.9
Ü//e£'teki bu sözler 1917 ihtilaline kadar Rusya Müslümanlannın işittiği en ra¬dikal sözlerdendi. Kazan Hanhğı'nın. 1552 yılında Ruslann eline geçmesinden sonra, adeta ikinci sınıf insan muamelesi görmeye başlayan Müslümanlar, 1905 Ihtilali'nin getirdiği serbestiden istifade ederek seslerini olanca güçleriyle çıkarmaya başlamışlardı. Yukanda da görüldüğü gibi Ülfet, açıktan açığa "muhtariyet" talep ediyordu. Abdürreşid İbrahim ve Musa Carullah Bigi, sadece İdil-Ural bölgesinin muhtariyetiyle yetinmiyorlar, bütün Rusya Müslümanlannı birleşmeye ça¬ğırıyorlardı.10
1905 İhtilali'nden sonra Petersburg'da yapılan önemli siyasi toplantılan takip ederek bunlar hakkında Ulfet'te makaleler yayınlayan Musa Carullah Bigi, diğer taraftan da siyasetle iyice yoğruluyordu. Çünkü bu nevi toplantılara Çarlık Rusya'sının meşhur siyasetçileri olan Baduende Kurtene, Milyukov, Bubirşiçev ve Lavrov gibi şahıslar katılıyordu. 19 kasım 1905 tarihinde Rusya'da yaşayan çeşitli azınlıklann 83 temsilcisinin katıldığı "muhtariyetçiler" toplantısına Musa Carullah Bigi ve Abdürreşid İbrahim de katılmıştı.11 Toplantıya katılan Rus partilerinin tem¬silcileri yapılacak milletvekili seçimleri öncesi, Müslümanlan kendi saflanna çek¬mek için yanşıyorlardı.
Nijni Novgorod şehrinde toplanan I. Müslüman Kongresi basın desteğinden yoksun olarak toplanmıştı. Tercüman gazetesinde bile kongre az işlenmişti. Ancak
ikinci kongrenin başladığı tarihine kadar Rusya'da Nur, Kazan Muhbiri, Vakit, Azad, Azad Halk ve Beyanülhak gibi Müslüman gazeteler yayın hayatına baş¬lamıştı. Birinci kongrede, müteakip kongrenin kısa süre sonra yapılmasına karar verilmiş ve kongreyi düzenleme işi gayri resmi siyasi parti hüviyetinde olan "Müs¬lüman İttifakı" veya kısaca "İttifak"ın Kazan şubesine bırakılmıştı. Kazan ko¬mitesinin en faal üyesi olan Yusuf Akçura, hemen hazırlıklara girişti ve kongrenin 16 Ocak'ta Moskova'da yapılacağını telgraflarla ilan etti. Fakat hükümetin izin ver¬memesi üzerine toplantı 15 Ocak'ta yapılmak üzere Petersburg'a nakledildi. Dö¬nemin Müslüman basını hükümetin bu tutumunu sert yazılarla tenkit etti.12 Musa Carullah Bigi Petersburg'da toplanacak II. Müslüman Kongresi'nin öncelikli olarak "dini" gündeme almasını, İslam dininin muhakkak ıslah edilmesi gerektiğini vur¬guluyordu. Zira dini meselelerini kendileri halletmezse Duma ve partiler Müs-lümanlann dini meseleleri üzerinde durmayacaktı.13 Yukanda belirtilen gazetelerde işlenmeye başlayan kongrenin gündeme alacağı siyasi mahiyetteki konular şun¬lardı.
1- Siyasi partilerden birini tercih.
2- Yeterli sayıda Müslüman milletvekilini parlamentoya göndermek.
3- Bütün Müslümanları Tatarlan, Kırgızlan, Tacikleri, Özbekleri Orenburg Müf-tülüğü'ne tabi etmek.
4- Hıristiyan olarak resmi kayıtlara geçen Müslümanları yeniden Müslüman ola¬rak kaydettirmek.
5- Müslüman hanımların seçimlere katılmalarını sağlamak.
İkinci Kongre Müslüman basının desteği ile 13 Ocak 1906 tarihinden itibaren Petersburg'da gayri resmi olarak başladı. Çünkü hükümete yapılan bütün mü¬racaatlar olumsuzlukla sonuçlanmıştı. Kongreye katılanlar arasında Musa Carullah Bigi de bulunuyordu. Musa Carullah Bigi ÜJ/et'ki bir makalesinde kongrenin top¬lanmasından duyduğu memnuniyeti şöyle dile getiriyordu:
Hüdaya şükürler olsun, şu ufak tefek cemiyetlerimiz semeresiz kalmadı. Her ta¬rafta cemiyetler türlü ihtiyaçlardan bahsedilerek bütün Rusya Müslümanlannın it¬tifakının lüzumunu kabul eder dereceye geldiler. Tercüman, Kazan Muhbiri, Ülfet gazetelerinin davetlerine icabet edip, her taraf Müslümanlan Petersburg'da bir umumi cemiyet yapmak hususunda kendi rağbetlerini gösterdiler.14
İkinci kongreye katılan delegeler Kur'an-ı Kerim'e el basarak Rusya Müs¬lümanlannın "ittifakı" için çalışacaklanna dair and içtiler ve "Rusya Müslümanlan İt¬tifakı Nizamnamesi" oybirliğiyle kabul edildi. Buna göre "Rusya Müslümanlannın İttifakı" adını almış olan teşkilatın bir merkez komitesi olacak ve bütün Rusya 16
bölgeye bölünecekti. Her bölgede mahalli "meclisler" teşkil edilecek, meclis üyeleri o bölgede toplanan kongre tarafından seçilecekti. Her bölge meclisi "Genel Kong-re"ye faaliyet raporu verecekti. Her yılın 15 Ağustos'unda 16 merkezden birinde "Genel Kongre" yapılacaktı. Aynca hükümete Müslümanların sayısı oranında Duma'ya milletvekili sokmak için müracaat etme karan verildi. Toplantıda Rus si¬yasi partileriyle işbirliği meseleleri de görüşüldü. Bazılan delegeler Kadet Partisi ile işbirliği fikrini savundular. Bu fikre itirazlar yükselmesi üzerine, ancak bazı böl¬gelerde Kadet Partisi ile işbirliği yapılması uygun görüldü. Alimcan Barudî'nin duası ile kongre kapandı. Kongre kararlan Rusça bir dilekçeyle hükümete bildirildi. Musa Carullah Bigi bundan sonra toplanan Di Müslüman Kongresi'ne de de¬lege olarak katıldı. Üçüncü Kongre 16-20 Ağustos 1906 tarihleri arasında hü¬kümetten alman resmi izne binaen Nijni Novgorod şehrinde toplandı. IH. Kong¬renin toplanmasından önce Rusya İmparatorluğu'nda mühim değişiklikler yaşanmıştı. 10 Mayıs 1906 tarihinde I. Duma toplandı, fakat aşın talepler yü¬zünden 21 Temmuz 1906'da dağıtıldı. Devlet Duması'ndaki Müslüman Fraksiyonu yapılacak kendi kongreleri için hükümetten müsaade alma vazifesini I. Duma azası Mirza Seyid Gerey Alkin'e vermişti. Fakat Seyid Gerey Alkın'in resmî müsaade için müracaatlan olumsuzlukla sonuçlanınca, bu iş Abdürreşid İbrahim, Alim Maksudov ve LütfuUah Ishakov'un uhdesinde kaldı. Bu üç zat, özejlikle Abdürreşid İbrahim üç ay boyunca mallan ve canlan ile büyük bir mücadele verdikten sonra ancak bir hile-i şeriyye uygulayarak, hükümetten resmî müsaadeyi 1 Ağustos 1906 tarihinde aldılar. Resmi izne göre; Siyasî meselelerin kongrede tartışılmasına hükümet izin vermemişti. Kongrede ancak; 1- Siyasî, umumî işlerde Rusya Müslümanları için İslam talimatına münasip olacak surette, hatt-ı hareketi tayin etmek. 2- İptidaî mektepleri, dini medreseleri esasından ıslah çarelerini göstermek. 3- İmamlann, muallim-müderrislerin durumu en ağıf derecede müşkül olduğundan; bunların du¬rumunu ıslah, ruhani nizamlannı tecdit etmek hakkında bir program tertip etmek. 4- Mektep-medreseler, imam ve muallimlerin durumunu ıslah için lazım olacak para, hayrat ve maarif yolunda vakfedilmiş mülkler meselesini hal etmek gibi me¬seleler müzakere edilebilecekti. Birinci maddeye göre; özellikle Rus matbuatında İslam dini aleyhinde yayınlanan yazılarla mücadele etmek bahsi de vardı. Resmî izin haberi basın ve telgraflarla Rusya Müslümanlannın ileri gelenlerine ve ka¬muoyuna duyuruldu. Kongreye katılacak delegelerin 16 Ağustos'ta Nijni Novgorod şehrinde hazır bulunmalan tavsiye edildi. Ancak Ağustos ayının başlannda Nijni Novgorod şehrine gelmeye başlayan delegelerin ileri gelenlerinden İsmail Gaspıalı, Seyid Gerey Alkin ve Alimerdan Topçubaşı, resmî izin almak için hükümete ve¬rilen dilekçeyi beğenmeyerek kongreyi boykot etme tehdidinde bulundular. Çünkü onlara göre, izin için verilen dilekçe kongreye adeta dinî bir toplantı havası ver¬mişti. Bu yüzden aralannda yukarıdaki şahıslannda bulunduğu bazı kişiler ve sol¬cular Abdürreşid İbrahim'e şiddetli hücumda bulundular. Musa Carullah Bigi'ye
göre bütün bunlar sudan bahanelerdi. Yukandaki kişiler eski husumetleri bu kong¬re sırasında açığa vuruyorlardı.15
16 Ağustos 1906, Çarşamba günü Esnaf Kulübü salonunda, saat 12 sı¬ralarında kongre Kur'an-ı Kerim okunarak açıldı. Kongre resmî izne dayandığı için önceki kongrelere nazaran, toplantıya büyük bir talep vardı. Kongrede her türlü fikir ve fırkadan insanlar toplanmıştı.16 Fakat salon küçük olduğu için ancak 800 bilet satılmıştı. Biletlerin pahalı olması ve "Müslüman İttifakı"na beş-on Ruble iane verenlere dağıtılması nedeniyle, imkanı olmayan fakirlerin çoğu bu coşkulu toplantıya katılmaktan mahrum kaldılar. Kongre Türk gazetelerinden; Vatan Ha¬dimi, İrşad, Nur, Tan Yıldızı, Ülfet, Beyanülhak, Burhan-ı Terakki, Çüküç, Tercüman, Yıldız, Hayat, Vakit, fiizad Halk, Rus gazetelerinden; Riç, Baku, Pot, Orenburgski Kray, Volgar, Nij Goroski Listok gibi çok gazetenin mu¬habirleri tarafından takip ediliyordu.
Abdürreşid İbrahim'in yaptığı açılış konuşmasından sonra muhaliflerin sesi ke¬sildi ve kongre çalışmalanna başladı. Kongrenin başkanlığına Ali Merdan Top¬çubaşı, riyaset heyeti üyeliklerine de Abdürreşid İbrahim, Şah Haydar Sırtlanov, İs¬mail Gaspirinski, Seyid Gerey Alkin, Alimcan Barudi ve Abdullah Apanay, sekreterliğe Yusuf Akçura, Musa Carullah Bigi, Selim Gerey Canturin, Abdullah îsmetî ve Mustafa Lütfi İsmailov getirildi. Kongreye yollanan tebrik telgrafları oku¬nup ve bazılanna cevap yollanması kararlaştmldıktan sonra gündem üzerinde mü¬nakaşalar başladı. Konuşmacılara onar dakika zaman tanındı ve toplantı süresince bu kurala riayet edildi. Solculann yaptığı (özellikle Fuat Tuktar) konuşmalar sa¬londaki delegelerin protestosu ile zaman zaman kesilse de daha sonra ko¬nuşmalarına yeniden hak tanındı. Tartışmaların şiddetlendiği sırada başkan bir iki defa toplantılara ara vermek zorunda kaldı.17
Kongrenin müzakere ettiği meseleler arasında en mühimi yine eğitim meselesi idi. İlerlemenin, uyanmanın eğitimle kabil olacağına kanaat getiren delegeler, bu meseleyi aynntılanyla incelemek için 15 kişilik bir komisyon kurdular. Kazanlı öğ-retmen-molla Abdullah Apanayev başkanlığındaki bu komisyon Rusya Müs¬lümanlarının maarif hayatını ilgilendiren bir rapor hazırladı. Bir nevi kültür po¬litikası mahiyetindeki rapor kongrenin 18 ve 19 Ağustos tarihlerindeki oturumlannda müzakere ve kabul edildi. Buna göre, Rusya Müslümanlannın eği¬tim sistemi her bölgede aynı olacak, mahalli şive ile birlikte Türkleri birleştirici edebi Türkçe (Türkiye Türkçe'si) okutulup, öğretilecektir.
Rusya Müslümanlannın IH. kongresinde görüşülen mühim meselelerden biri de "Dini-ruhani müesseselerin ıslahı" idi. Bu madde için de bir komisyon kuruldu ve
başkanlığını Alimcan Barudî yaptı. Komisyonun 13 maddeden ibaret raporu 19 Ağustosta kongre tarafından müzakere edildi. Raporda Rusya Müslümanlarının dini müesseselerine ait yürürlükteki kanun ve hükümlerin değiştirilmesi; Rusya'daki müftülerin (Kafkasya'da iki, Ufa, Kırım ve Türkistan'dan birer) halk tarafından ser¬bestçe seçilmesi; bütün Müslüman ruhanilerin maaş alarak hukuken Rus papazları ile aynı dereceye getirilmeleri teklif ediliyordu. Ayrıca kongre başkanı Ali Merdan Topçubaşı'nm Kafkasya'dakj Sünnîlik ve Şiilik gibi mezhep ayrılıklarının teşkilat meselesinde hiç bir rol oynamaması gerektiği hususundaki teklifi de oybirliği ile kabul edildi. Rusya'da Müslüman mezhep ayrılıklarının birlik kurmaya mani teşkil etmediğini belirtmiş oldular. Toplantıya katılanların tamamı usûl-i cedidi ittifakla kabul ettiler.
Müslüman Kongrelerinin müdavimi olan Musa Carullah Bigi, 15 Haziran 1914 tarihinde başlayan IV. Müslüman Kongresi'ne de Petersburg delegesi olarak ka¬tıldı. Hükümet Petersburg'daki Kongreye izin vermekle birlikte, faaliyet sahasını kı¬sıtlamış, gazetecilerin toplantıya katılmasını yasaklamıştı. Kurultay, adeta kapalı ka¬pılar ardında, gizli oturum havasında yapılacaktı. Kurultay haberi bilhassa Yulduz, Kuyaş (Kazan), Vakit (Orenburg), Turmuş (Ufa), Tercüman (Bahçesaray) gibi ga¬zeteler tarafından işlenmeye başladı. Bu vesile ile önceki Kongreler, bilhassa 1906 Ağustosunda gerçekleştirilen in. Rusya Müslümanları Kurultayı gündeme ge¬tirilmeye başladı; çünkü bu Kongrede alınan kararların büyük bir kısmı ki, "İt-tifak"ın resmi siyasi bir parti olarak tescil ettirilmesi gerçekleştirilememiş ve Müs¬lümanlar bunun acısını hissediyorlardı. Küyaş "Bütün Türk kavimlerinin umumi bir edebi dilde, ortak bayram, âdetler ve İslam dini içinde birleşmeleri gerek, Rusya'daki diğer milletlerle eşit haklara sahip vatandaşlar durumuna gelmeleri gerek" diye yazmıştı.18
Kongre Hasan Ata Muhammedov'un konuşmasıyla açıldı ve üç komisyon (idari, ruhani-eğitim ve vakıf) kurularak çalışmalara başlandı. Musa Carullah Bigi ruhani-eğitim komisyonunda görev yapıyordu. Rus hükümetinin baskısı dolayısıyla Kongre çalışmalannı dini konular üzerinde yoğunlaştırmak zorunda kaldı. Mahalle ru¬hanileri, mektep ve medreseler, vakıflar, vilayet meclisleri, ruhani mahkemeler, müftü ve şeyhülislamlar hakkında 119 maddelik bir lâyîha kabul edildi. Rusya Müs-lümanlan bundan sonra 1917 İhtilali'ne kadar önemli bir siyasi faaliyette bu¬lunmadılar. Dolayısıyla Musa Carullah Bigi de Petersburg'da eser telifiyle iştigal etti.
1917 İhtilali'ni "esaret bitti ta ebed dönmez" diyerek karşılayan Musa Carullah Bigi, daha sonra "Komünizm askeri, Bolşevik askeri hiçbir zaman Türk dostu, İslam dostu ve İslam memleketlerinin dostu olmaz" diyerek ihtilalden sonraki hayal kırıklığını ifade ediyordu.19
Musa Carullah Bigi 1-11 Mayıs 1917 tarihleri arasında düzenlenen V. Bütün Rusya Müslümanları Kongresi'ne katılarak sık sık alkışlarla kesilen kısa bir açılış konuşması yapü. Kongre zabıtlarını tanzim etmekle görevli olduğu için komisyon çalışmalarına katılmadı.20 Bu nedenle kongre zabıtlannda onun ismi ancak üç-dört yerde, özellikle kadınlarla ilgili tartışmaların yapıldığı oturumlarda geçmektedir.
Kongrede görüşülen konular arasında siyasi yolu tayin etmek üzere, bir Mer¬
kezi Müslüman Şurası (Milli Şura) kurma meselesi gündeme gelmişti. Yapılan tar¬
tışmalardan sonra Musa Carullah Bigi'nin de aralarında bulunduğu on kişi Rusya
Müslümanlarının Şurası ya da kısaca Milli Şura ismiyle kurulan siyasi oluşuma se¬
çildi.21 -:
Kongrenin 11 Mayıs tarihli son oturumu beş gündem maddesiyle açıldı. Gün¬dem maddelerinden biri "Müftü ve kadı seçimi" idi. Müftülük makamı için 6 kişi (Alimcan Barudî, Musa Carullah Bigi, Abdullah Bubi, Ziya Kemali, Sadri Maksudi ve Hasan Ata Gabeşi) aday gösterildi. Musa Carullah Bigi'ye başta kefil olan ve adaylığını destekleyen çıkmadığı için adaylığı düşürülmek istendiyse de Ziya Yen-galiçev isimli delege kefil olarak onu da aday gösterdi. Fakat yapılan seçimde, Alimcan Barudî 257'ye karşı 292 lehte oyla dinî işler başkanlığına, Müftülüğe se¬çilmiş oldu.22
V. Müslüman Kongresi'nin dağılmasından sonra Rusya'daki siyasi faaliyetlerde' inanılmaz bir artış başlamıştı. Bolşevikler ve Geçici Hükümet arasındaki iktidar mü¬cadelesi devam ederken, Türk bölgelerinde de ayrı ayn siyasi guruplaşmalar, top¬lantılar, her gün değişen şartlara çözüm yolu aramalar devam ediyordu. Hatta, Hive Hanlığı gibi içişlerinde serbest olan bölgelerde dahi siyasi değişimlere ayak uydurma gayretleri görülüyordu. Hive'de yeni bir meclis kurma teşebbüsleri başT lamış ve Han'ın ricası üzerine Moskova'da I. Bütün Rusya Müslümanlan Kurultayı tarafından seçilen "Rusya Müslümanlan Şurası" veya diğer adı ile "Milli Şura" İcra Komitesi başsavcı yardımcısı Aleksandr.Ahmetoviç ile tanınmış din alimi Musa Ca¬rullah Bigi, Hive'ye yollanmıştı. Onlar, Hive Hanlığına danışman olacaklardı. Bu bile Milli Şuranın müslümanlar üzerindeki etkisini gösteren bir gelişme idi.23 Siyasi mahiyetteki bu görevle Hive'ye giden Bigi, Ruslar tarafından 1921 yılında Taş¬kent'te yakalanarak hapse atıldı ve onbir ay kadar hapis yattı. Araya giren Türkiye Büyük Millet Meclisi mebuslarından Suphi Soysallıoğlu onu hapisten kurtardı.24
1921-22 yılları arasında Rusya'da büyük bir açlık meydana geldi. Bu açlıktan en çok etkilenen bölgelerden biri de İdil-Ural bölgesi idi. Rusya açlıkla baş ede-
miyordu. Bu nedenle Müslümanların dışandan yardım toplamalarına müsaade et¬mişti. Dönemin müftüsü Rızaeddin Fahreddin Hıristiyan ve Müslüman ülkelerinin başkanlarına, dinî liderlerine hitaben Musa Carullah Bigi tarafından kaleme alınan bir bildiri gönderilmesine karar verdi:
Nasranîyet kiliselerine, bütün Nasranîlere, Nasranîlerin büyüklerine Kuran-ı Kerim'in her surede kâmil ihtiramlannı esas kılıp; Sahib-i Kur'an aleyhissalatü ves¬selam hazretlerinin istiâne .yoluyla da', dostluk yoluyla da Habeş hem Rum Nas-ranîlenne müracaatlannı da hatırına alıp; Eshab-ı Kiram hazretlerine en müşkül dakikalarda Habeş Nasranîlerinin gayet büyük ianelerini de şu gün teşekkür li¬sanıyla Nasranîyet büyüklerine, arz edip; Rusya -Müslümanlarının Diniye Nezareti İslâm camileri namından Nasranîlerin büyüklerine istiane lisanı ile müracaat edi¬yor. Sizin kereminiz kapılanna müracaat edecek emin vekillerimizi, mukaddes İncil'in büyük fermanıyla amel edip, ihtiramla istikbal kılınız! Ricalannı kabul edip, insaniyet usullerine de reaya edip Rusya açlanna büyük ianelerinizi bedel kılınız. Orta asırlarda İslâm mekteplerinden, İslâm külliyelerinden Nasranîlerin büyük is¬tifadelerini şu gün hatmnıza alıp, bütün mekteplerinizin kapılarını aç, fakir Müs¬lümanların yetim çocuklanna şu gün tamamiyle açınız. Dehşetli cihan mu¬harebelerinden sonra büyük inkılâp tufanlarından sonra açlık yokluk mecburiyeti ile büyük zaruret yolu ile size şu gün müracaat ettik. Hürmetle istikbal kılınız.25
Musa Carullah Bigi 1921-1922 yıllannda meydana gelen bu açlıktan Fin¬landiya'da yaşayan dostlannm yardımlanyla kurtuldu. Dostlarına gönderdiği mek¬tuplarda kendisine yardımcı olmalarını, yiyecek ve para göndermelerini istiyordu.26 Musa Carullah Bigi 1926 yılında Hicaz Kralı Abdülaziz bin Suûd'un himayesinde toplanan Mekke'deki Müslüman Kongresi'ne Moskova Müslümanlannı temsilen katıldıysa da, kongredeki faaliyetleri hakkında aynntılı bilgi bulunmamaktadır.27
SSCB Müslümanlan 25 Ekim-4 Kasım 1926 tarihleri arasında Ufa'da bir nedve topladılar. Nedveye katılanlar arasında Musa Carullah Bigi de bulunuyordu. Nedveye, Müftülüğe tabi Müslümanlara! yaşadığı Tataristan ve Başkurdistan'dan 98 kişi, Kazakistan'dan 130 kişi, Ukrayna'dan 1 kişi, Çuvaşistan ve SSCB'nin Müslümanlann yaşadığı diğer bölgelerinden, Sibirya ve Çin'den birer kişi olmak üzere toplam 427 delege katıldı. Aynca Kınm Cumhuriyeti Müftüsü Numan Çelebi Cihan ile Özbekistan Müftülüğü'nün vekili de iştirak ettiler.28
Nedve, Kur'an-ı Kerim okunmasıyla 25 Ekim sabah saat 10'da açıldı. Açılış ve takdim konuşmalanndan sonra Müftülüğün beş şubesi ile ulema şurasının üç yıllık icraatlan hakkındaki hesaplan incelendi. Daha sonra Mekke Kongresi'ne katılan delegelerin kongre hakkındaki konuşmaları dinlendikten sonra Müftülüğün ve ulema şurasının seçimleri yapıldı. Müftülük için sadece Rızaeddin Fahreddin aday gösterildi ve yapılan gizli oylama sonucu 350 lehte, 36 aleyhte oyla yeniden Müftü seçildi. Kadılık makamı için yine gizli oylama yapıldı ve şu üyeler seçildi: Keşşaf Tercümanî (358 lehte 27 aleyhte), Ziya Kemali (344 lehte 42 aleyhte), Abdullah Süleymani (337 lehte 54 aleyhte), Mehdi Makuli (312 lehte 80 aleyhte), Muhlise Bubi (343 lehte 48 aleyhte) ve Hüseyin Baykildi (277 lehte 117 aleyhte). Daha sonra Ulema Şurası'nın seçimleri açık oylama ile yapıldı ve şu şahıslar seçildi: Ci¬hangir Abzikildin (serkatip), Musa Carullah Bigi, Abdurrahman Ömeri, Seher Şeref, Tahir İlyasi, Abdurrahman Resuli, Kerametullah Aydarov, Ömercan Gö-zembay, Abdülcebbar Taşmahmud ve Şahmerdan Ays. Yedek üyeliğe ise Ab¬durrahman Murtazi, Sadık İmankuli, Hacı Bay Çağatay, Hüccetülhakim Mah-mudov ve Hanefi Muzaffer seçildi.29
Müftü aynı zamanda Ulema Şurasının da reisi olacak ve Müftülüğün bütün üye¬lerinin Ulema Şurası'nın üyeleri olmasına karar verildi. Daha sonra Teftiş Heyeti seçimleri açık oylama ile yapıldı. Cemaleddin Horamşin, Mirza Ali Sartay, Ra-himcan Şefiullin asil, Abdüssamed Şehidi ve Süleyman Ayucan yedek üyeliğe se¬çildi.30 Nedve azalan Musa Carullah Bigi tarafından kaleme alınan, Şuralar Cum¬huriyetinin önemli şahsiyetleri olan Stalin,31 ve Varaşilov'a32 teşekkür telgrafları gönderdi. Bu nedveden sonra Musa Carullah Bigi'nin SSCB'deki faaliyetleri hak¬kında fazla bilgi yoktur. Zaten artık kendiside muhtemelen yurt dışına kaçma plan¬lan yapıyordu ve 1930 yılında bu planını gerçekleştirerek "Milletler Ha¬pishanesinden kaçtı.
Musa Carullah Bigi hayatının her döneminde radikal yaşadı. Ülfet ga¬zetesindeki iki yıl gibi kısa süreli çalışması dışında hiçbir zaman maaşlı bir işte ça¬lışmadı. Babasından kalan önemli sayılabilecek mirası tükettikten sonra zengin
Müslümanların yardımlanyla ve eserlerinin gelirleriyle yaşadı. Arkadaşı Abdürreşid İbrahim, gibi dünyanın pek çok ülkesini dolaştı.
•Sonuç.olarak Musa Carullah Bigi 1904-1930 yıllan arasında gerek siyasi fa¬aliyetler ve gerekse yazdığı eserler açısından dolu dolu bir hayat sürdü. Onun da içinde bulunduğu bir gurup aydın, iki ihtilal arasında (19Ö5-1917) Rusya Türk¬lerinin medeni, milletler arasında yer alması için olanca güçleriyle çalıştılar. 1917 İhtilali'nden ;sonra kısa süreli olsa da İç Rusya ve Sibirya Müslüman Türk-Tatarlannın Millet Meclisi (1917-1918) adında, Idil-Ural bölgesinde bağımsız bir Türk devletinin temellerini attılar; Fakat Bolşevikler bölgede bağımsız bir Türk dev¬letinin kurulmasına müsaade etmeyerek Millet-Meclisi'ni dağıttılar. Lakin daha sonra kurulan Tataristan ve Başkurdistan Muhtar Cumhuriyetlerini en-gelleyemediler. Böylece 1552 yılından itibaren esaret altında yaşayan bölgedeki Türkler özerk de olsa birer cumhuriyete sahip oldular.
Musa Garullah Bigi'nin kaleme aldığı siyasi konulu eserler:
1- Rusya Müslümanlarının Üçüncü NedvesU Kazan 1906.
2- Rusya Müslümanlarının Üçüncü Nedvesinin Zabıt Cerideleri, Kazan 1906. .
3-Müslüman îttifakı'nın Programı ve Şerhi, Petersburg 1906.
4- Siyonizm, Kazan 1911.
5- Islahat Esasları, Petrograd 1917. 6-İslam Milletlerine, Berlin 1923.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder